

Sınırsızİpek
23 yaş
ÖğrenciSıla
21 yaş
Ev + Apart + OtelAyşe
22 yaş
SınırsızSemra
23 yaşKırklareli hakkında
Kırk kilise, bir kadeh
Kırklareli, Trakya'nın kuzeydoğu köşesinde, Istranca Dağları ile Ergene ovası arasında uzanan bir ildir. Doğuda Karadeniz'e, kuzeyde Bulgaristan'a dayanır; İstanbul'a yakınlığına rağmen kendi sakin ritmini korumayı başarmıştır. Şehrin eski adı Kırkkilise'dir ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında Kırklareli olarak değiştirilmiştir. Bu topraklarda bağcılık çok eski bir gelenektir; Istranca'nın güneşli yamaçlarındaki üzüm bağları, Trakya'nın bağ rotasının en güzel duraklarındandır. Vitrinimize Bade adını, eski şiirin dilinde kadeh anlamına gelen bu kelimeden esinlenerek verdik. Kırklareli de iyi bir kadeh gibidir: ilk yudumda sade, bekledikçe katman katman açılan bir şehir. Buraya geldiğinizde acele etmeyin; ilin güzelliği ormanlarda, kıyı kasabalarında ve eylül akşamlarının ağır havasında saklıdır.
Hızırbey'den Lüleburgaz'a
Kırklareli merkezi küçüktür ve yürüyerek kolayca gezilir. Şehrin kalbi, on dördüncü yüzyıldan kalan Hızırbey Camii, bedesteni ve çifte hamamıyla çarşının ortasındaki külliyedir; çevresindeki sokaklarda kafeler, kuyumcular ve lokantalar sıralanır. Kırklareli Müzesi ve restore edilmiş eski konaklar da birkaç adım ötededir. Kırklareli Üniversitesi'nin Kayalı Yerleşkesi şehre genç bir hava katar. Merkezin güneyinde, D-100 üzerindeki Lüleburgaz ise ilin en büyük ve en hareketli ilçesidir; Mimar Sinan'ın yaptığı Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi çarşının ortasında yükselir, sanayi ve ticaret bu ilçede yoğunlaşır. Lüleburgaz ile merkez arasındaki Babaeski'de ise yine Sinan imzalı Cedid Ali Paşa Camii görülmeye değer. Oteller hem merkezde hem de Lüleburgaz'da bulunur; hangisinde kalacağınızı programınıza göre seçebilirsiniz.
İğneada, Kıyıköy ve Karadeniz kıyısı
Kırklareli'nin Karadeniz kıyısı, İstanbul'a bu kadar yakın bir yerde beklenmeyecek kadar el değmemiştir. Kuzeyde, Bulgaristan sınırına yakın İğneada, İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı'yla ünlüdür; yılın bir bölümünde sularla kaplanan subasar ormanları, Erikli, Mert ve Saka gölleri ve dişbudak ağaçlarının arasından geçen yürüyüş yolları burada bir aradadır. Güneyde ise Vize'ye bağlı Kıyıköy, Pabuçdere ile Kazandere'nin denize kavuştuğu yerde, Bizans surlarının içinde kurulmuş küçük bir balıkçı kasabasıdır; kayalara oyulmuş Aya Nikola Manastırı kasabanın hemen dışındadır. Her iki kasaba da yazın plajları ve balık lokantalarıyla dolar, sonbaharda ise sessiz ve romantik bir havaya bürünür. Bu kıyıya giden yollar orman içinden ve virajlıdır; akşam dönüşünü önceden planlamak iyi olur.
Istranca'nın ormanları ve bağ yolları
İlin iç kesimleri, Istranca Dağları'nın gür ormanlarıyla kaplıdır. Demirköy'de Fatih Sultan Mehmet döneminden kalan dökümhanenin kalıntıları bulunur; Osmanlı'nın top güllelerinin bir kısmının burada döküldüğü anlatılır. Sarpdere köyü yakınındaki Dupnisa Mağarası, sarkıtları ve katlı yapısıyla Trakya'nın en tanınmış mağarasıdır. Vize'de Bizans döneminden kalan Küçük Ayasofya ve antik tiyatro kalıntıları, Pınarhisar ve Kofçaz'da ise sınır boyunun sessiz köyleri vardır. Sonbaharda bu yolların her biri bağ bozumu ve sararan ormanlarla bambaşka bir görünüme bürünür. Kırklareli sofrası da bu bereketi taşır: Trakya'nın beyaz peyniri, kıyıdan gelen taze balık ve yöreye özgü köfteler akşam yemeklerinin başköşesindedir.
Bade vitrinini kullanmak
Bade, Şehrazat ailesinin Kırklareli için hazırladığı vitrindir. Hızırbey Külliyesi ve Çarşı, Kayalı Yerleşkesi, Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi, Kıyıköy, İğneada ve Dupnisa Mağarası sayfalarında bu yerleri tanıtıyor, ilin sekiz ilçesinin her birine de ayrı bir sayfa ayırıyoruz. Kırklareli küçük bir il gibi görünse de mesafeler yanıltıcıdır: merkezden İğneada'ya orman yoluyla bir buçuk saat kadar sürer, Lüleburgaz ise trafiğe bağlı olarak kırk beş dakikayı bulabilir. Bu yüzden görüşmenin yerini ve dönüş saatini ilk mesajda konuşmak önemlidir. Her ilanda güncel fotoğraflar ve ilan sahibinin WhatsApp numarası bulunur; iletişim doğrudan sizinle ilan sahibi arasındadır. Kırklareli'nde ilan vermek isteyenler ise sayfadaki İlan Hattı'ndan bize yazabilir.
Taş çarşı, kampüs ve Istranca'nın eteği
Kırklareli merkezi, Istranca Dağları'nın güney eteğinde, Trakya ovasının başladığı yerde kurulmuş küçük ve derli toplu bir şehirdir. Tarihi çekirdeği, on dördüncü yüzyıldan kalan Hızırbey Camii, bedesteni ve hamamıyla çarşının ortasındadır; dükkânlar, kafeler ve lokantalar bu çevrede toplanır. Kırklareli Üniversitesi'nin Kayalı Yerleşkesi şehrin dışına doğru gelişen bölgededir. İlin nüfusça en büyük yerleşimi ise merkezin güneyinde, D-100 üzerindeki Lüleburgaz'dır.
İstanbul'a yakın, Bulgaristan'a komşu
Kırklareli'ne en kolay ulaşım karayoluyladır; İstanbul'dan otoyol ve D-100 üzerinden Lüleburgaz'a, oradan merkeze yaklaşık üç saatte gelinir. Edirne bir saat kadar uzaklıktadır, Dereköy sınır kapısı ise merkezden Bulgaristan'a açılır. En yakın havalimanları İstanbul'dadır. Lüleburgaz ve Babaeski, İstanbul–Edirne demiryolu hattı üzerindedir. Karadeniz kıyısındaki İğneada ve Kıyıköy'e giden yollar orman içinden ve virajlıdır; akşam saatlerinde dikkatli sürmek gerekir.
Bağ bozumu, longoz ve poyraz
Kırklareli'nde iklim, iç kesimde karasal, kıyıda ise Karadeniz'in nemli havasıyla ılımandır. Yazlar sıcak geçer, eylül ve ekim ise bağ bozumu ve sararan ormanlarla ilin en güzel mevsimidir. Kışın poyraz sert eser, ovada sis sık görülür; Istranca'nın yükseklerine kar yağar. Yaz aylarında İğneada ve Kıyıköy plajları İstanbul'dan gelen tatilcilerle dolar, kıyı kasabaları sonbaharda yeniden sakinleşir.
Vitrin nasıl çalışır
Bade bir ilan vitrinidir; yayındaki her ilan 18 yaşını doldurmuş ilan sahiplerine aittir ve vitrin, taraflar arasındaki görüşmelere karışmaz. İletişimi ilandaki WhatsApp numarası üzerinden kurun ve fotoğrafların ne zaman çekildiğini nazikçe sorun. Kırklareli küçük ve insanların birbirini tanıdığı bir şehirdir; kişisel bilgilerinizi ve kaldığınız yeri gerektiğinden fazla paylaşmamak iki taraf için de en rahat yoldur.
Sıkça sorulanlar
Kırklareli merkezde mi, Lüleburgaz'da mı kalmalıyım?
Tarihi çarşıyı, Istranca köylerini ya da İğneada'yı görmek istiyorsanız merkez daha uygundur. İş için geliyorsanız ya da İstanbul yönüne sık gidip gelecekseniz D-100 üzerindeki Lüleburgaz daha pratiktir; otel seçenekleri de geniştir. İkisi arasında araçla kırk beş dakika kadar mesafe vardır.
İstanbul'dan Kırklareli'ne nasıl gelinir?
En kolay yol karayoludur; otoyol ve D-100 üzerinden Lüleburgaz'a, oradan merkeze yaklaşık üç saatte ulaşılır. İstanbul otogarlarından düzenli otobüs seferleri vardır. Lüleburgaz ve Babaeski, İstanbul–Edirne demiryolu hattı üzerindedir. Cuma akşamları ve tatil dönüşlerinde trafik yoğunlaşabileceği için varış saatinize pay bırakın.
İğneada ve Kıyıköy'e ne zaman gitmeli?
Deniz için en uygun dönem haziran ile eylül arasıdır; bu aylarda iki kasaba da canlı ve kalabalıktır. Longoz ormanlarını ve doğayı sakin bir havada görmek istiyorsanız ilkbahar ve sonbahar daha güzeldir. Kışın kıyı kasabaları sessizleşir, bazı pansiyon ve lokantalar kapanır.
Kırklareli'nde hava nasıldır?
İç kesimde yazlar sıcak, kışlar soğuk ve poyrazlıdır; ovada sabahları sis sık görülür. Karadeniz kıyısı ise daha nemli ve ılımandır. En keyifli dönem, bağ bozumunun yapıldığı ve ormanların sarardığı eylül ve ekim aylarıdır. Kışın gelecekseniz rüzgâra karşı kalın bir mont yanınızda olsun.
Vize, Pınarhisar ya da Demirköy'deki ilanlar için ne kadar yol hesaplamalıyım?
Pınarhisar ve Babaeski merkeze yarım saat kadar, Vize ise kırk beş dakika civarındadır. Demirköy ve İğneada orman yolu nedeniyle bir saatten fazla, Kıyıköy ise bir saati biraz aşar. Akşam saatlerinde bu yollarda dikkatli sürmek gerektiğinden görüşmeyi erken bir saate almak rahatlık sağlar.
İlk mesajda neler yazmalıyım?
Hangi ilçede ya da otelde kaldığınızı, uygun olduğunuz saati ve kendinizi kısaca tanıtan bir iki cümleyi yazmanız yeterlidir. Fotoğrafların güncel olup olmadığını nazikçe sorabilirsiniz. Yazışmayı ilandaki WhatsApp numarasında tutun.